32.Haftadan Bildiriyorum
Hamileliğin henüz başında, yada en tatlı ortalarında olan hanımlara 32.hafta 4 günden sesleniyorum. İlerisi pek fena!! Aklınız varsa gezin, keyif yapın, uyuyun, büyüdü sandığınız ama aslında bezelye görünümünde ki göbeğinizin keyfini sürün.
Kendinize iyi bakın pek tabi ki, ay daha çok erken, deyip kendinizi ihmal etmeyin ama sakın kendinizi kısıtlamayın ben kısıtlamadım... İyi ki de öyle yapmışım. Çünkü kızım büyüdükçe evde bir penguen gibi yürümeye, her sabah karnımın biraz daha büyüdüğüne şahit olmaya başladım.
İlk hamilelik harika bi' tecrübeymiş şimdi anlıyorum. Allah kısmet ederde 2.ye bir bebek sahibi olursam hamileliğimin ilk günlerini ( şu durmaksızın ağladığım 3 ayı ) daha başka yaşarım kesin.
Hamileliğimin ilk başında şöyle bir sınıflandırma görmüştüm.
İlk 3 ay zor geçer, (Ben ilk 3 ayım da ramazan ayını ve 15 temmuz darbe girişimini gördüm. Zaten zor olan ilk 3 ay ülkece yaşadığımız büyük sarsıntıyla daha da zor geçti. Yine de her gece sabaha kadar meydanlardaydım )
2. 3 ay hamileliğin 'bal'ayıdır,
3. 3 ay hem çok zordur hem geçmek bilmez...
İşte şimdi bana o 'bal' gibi ayları verseler neler yaparım bundan bahsetmek istiyorum.
* Bedenime, kızımı büyüttüğüm vücudumda ki değişimlere hiç ama hiç takılmazdım. Takılan varsa yapmayın, insan üzülüyor sonra. Şimdi tartıya çıktığımda her hafta aldığım gramları görünce sevinir oldum. Çünkü ben alıyorsam miniğim de alıyor demektir. Öncelik kızımın sağlığı.
*Daha çok yazardım, ben ki 21.hafta da blog açan insanım, ben ki günlük dolduran insanım ama o gün hayatta unutmam bunu denilen şey aradan 2 hafta geçince uçup gidiyor aklımdan. Yazın mutlaka...
-Gebeliğinizi nasıl öğrendiniz, eşinize nasıl söylediniz ? ( Bu maddenin özel olduğuna inanıyorum.. Hamilelik genel geçerleri ve hamilelik hislerinden bambaşka bir an sadece ikinize özel.)
-Ailelerinize nasıl haber verdiniz? Tepkileri ne oldu? (Tek başına bir yazı konusu)
-İlk kıyafetini ne zaman aldınız? (11.hafta)
-Cinsiyetini ne zaman öğrendiniz? (11.haftanın son günleri erkek dedi doktorumuz 17.haftanın başında 'kızmış' dedi)
-İlk hareketini ne zaman hissettiniz, sonra sizin hissiyatınız neydi? (Eşimle evimizin balkonunda oturuyorduk 19.hafta da karnımda bir dalgalanma arkasından tekme hissettim ve arkasından belki 10 dakika güldüm.)
-Bebeğinizin ismine ne zaman karar verdiniz?
-Odası için ne zaman kolları sıvadınız?
....
*Büyük günden yani evladınıza kavuşmadan önce hem eşiniz ( en az sizin kadar önemli) hem de sizin içinizde kalan ne var? Bunu tespit edin mutlaka, çok gitmek istediğiniz bir konser, ya da tatil, belki kültür turu... Sağlığınızın ve bütçenizin el verdiği ölçüde hamileliğiniz ilerdikçe daha hantallaşacağınızı ve bebek doğduktan sonra bir süre evde kalmak durumunda olduğunuzu gözardı etmeden eşinizle yada eşiniz müsade ediyorsa ayrı ayrı keyif alacağınız planlar yapın. Hamileliğiniz ilerdikçe birbirinize daha çok ihtiyaç duyacaksınız hem psikolojik he fizyolojik olarak....
*Eşinizle başbaşa kalın, bebeğinizin sorumluluğunu ikiniz almaya çalışın, aileniz yanınızda ve size destek oluyor olsa da artık siz bir ailesiniz ve hastalıkta sağlıkta, iyi günde kötü günde diye çıktığınız bu yolda annenizden önce eşinizle birlikte zorlukları aşmaya çalışın. 29.haftaya kadar ev işlerim dahil herşeyi kendim yaptım. Annem ve kayınvalidem her zaman destek olsa da ben yeni düzenimize adapte olmak için kendime ait bir sistem kurup yeni hayatımızı ona uydurdum. Eşim hep yanımda ve her konuda en büyük destekçimdi. Hiç bir kontrolde yoğun çalışmasına rağmen beni yalnız bırakmadı... Kısaca bebek demek sorumluluk demek, sorumlulukların ailelere yüklenildiği sürece mutlu, keyifli bir evlilik hayatı yaşanabileceğine inanmıyorum. Her işinizi anneniz yaptığında bedenen rahat ve dinlenmiş olsanızda, özellikle bebek doğduktan sonra yalnız kalmayacağınız eşinizle aranıza mesafe koymuş iyi kötü anılar biriktirememiş olursunuz. Tabi bu benim düşüncem.
*Kendinizi özel hissedecek zamanlar oluşturun. Her bütçeyle olur bu, paran varsa masaja gidersin, yada kuaföre paran yoksa büyük bir legene doldurursun ılık suyu, biraz şampuan dökersin içine, ayaklarını sokarsın köpüklere, yanına alırsın bir bardak çikolatalı süt, eline de kitap tamam işte. Kendin için zaman ayırmış olursun...
*Bir daha hamile kalıp aynı haftaları yaşayabiliriz Allah izin verirse ama şu an içinizde hissettiğiniz bebeği tekrar yaşamanız mümkün değil. Her gün en özel ve tekrarı olmayacak gün.... Bol bol fotoğraf video çekin, paylaşmak için değil, kendiniz için...
Evet bal aylarında olan hamiledaşlarım, ilerisi pek zor unutmayın.. Sevgilerle

0 yorum