32.Haftadan Bildiriyorum

Pazartesi, Aralık 26, 2016

Hamileliğin  henüz  başında, yada en tatlı ortalarında  olan hanımlara  32.hafta 4 günden  sesleniyorum. İlerisi  pek fena!! Aklınız varsa gezin, keyif yapın, uyuyun, büyüdü  sandığınız  ama aslında  bezelye görünümünde ki göbeğinizin keyfini  sürün.

images

Kendinize iyi bakın  pek tabi ki, ay daha çok erken,  deyip  kendinizi ihmal  etmeyin  ama sakın  kendinizi  kısıtlamayın ben kısıtlamadım... İyi  ki de öyle  yapmışım. Çünkü  kızım  büyüdükçe  evde bir penguen  gibi yürümeye, her sabah karnımın  biraz daha büyüdüğüne şahit  olmaya başladım.

İlk  hamilelik  harika bi' tecrübeymiş şimdi  anlıyorum.  Allah kısmet  ederde 2.ye bir bebek sahibi olursam  hamileliğimin ilk günlerini ( şu  durmaksızın  ağladığım  3 ayı ) daha başka  yaşarım  kesin.

Hamileliğimin  ilk başında  şöyle  bir sınıflandırma  görmüştüm.

İlk  3 ay zor geçer,  (Ben ilk 3 ayım da ramazan ayını  ve 15 temmuz darbe girişimini gördüm. Zaten zor olan  ilk 3 ay ülkece yaşadığımız büyük  sarsıntıyla daha da zor geçti. Yine de her gece sabaha kadar meydanlardaydım )

2. 3 ay  hamileliğin 'bal'ayıdır,

3. 3 ay hem çok zordur hem geçmek  bilmez...

İşte  şimdi  bana o 'bal' gibi ayları  verseler neler yaparım  bundan bahsetmek istiyorum.

* Bedenime, kızımı büyüttüğüm  vücudumda ki değişimlere  hiç  ama hiç  takılmazdım. Takılan  varsa yapmayın, insan üzülüyor  sonra. Şimdi  tartıya  çıktığımda her hafta aldığım  gramları görünce  sevinir oldum.  Çünkü  ben alıyorsam  miniğim de  alıyor  demektir. Öncelik kızımın  sağlığı.

*Daha çok  yazardım, ben ki 21.hafta da blog  açan insanım, ben ki günlük  dolduran insanım  ama o gün  hayatta unutmam bunu denilen şey  aradan 2 hafta geçince  uçup  gidiyor aklımdan.  Yazın  mutlaka...

-Gebeliğinizi nasıl  öğrendiniz, eşinize  nasıl  söylediniz ? ( Bu maddenin özel  olduğuna  inanıyorum.. Hamilelik genel geçerleri ve hamilelik hislerinden bambaşka  bir an sadece ikinize özel.)

-Ailelerinize nasıl  haber verdiniz? Tepkileri  ne oldu? (Tek başına  bir yazı  konusu)

-İlk kıyafetini  ne zaman aldınız? (11.hafta)

-Cinsiyetini  ne zaman öğrendiniz?  (11.haftanın  son günleri erkek dedi doktorumuz 17.haftanın  başında  'kızmış' dedi)

-İlk  hareketini ne zaman hissettiniz, sonra sizin hissiyatınız neydi? (Eşimle evimizin balkonunda oturuyorduk  19.hafta da karnımda  bir dalgalanma arkasından  tekme hissettim ve arkasından  belki 10 dakika güldüm.)

-Bebeğinizin  ismine ne zaman karar verdiniz?

-Odası  için ne zaman kolları  sıvadınız?

....

*Büyük  günden yani evladınıza kavuşmadan  önce  hem  eşiniz  ( en az sizin kadar önemli) hem de sizin içinizde  kalan ne var? Bunu tespit  edin  mutlaka, çok  gitmek  istediğiniz bir konser, ya da tatil, belki kültür  turu... Sağlığınızın  ve bütçenizin el verdiği  ölçüde  hamileliğiniz ilerdikçe daha hantallaşacağınızı ve bebek doğduktan sonra bir süre  evde kalmak durumunda olduğunuzu  gözardı  etmeden eşinizle  yada eşiniz müsade  ediyorsa  ayrı  ayrı keyif alacağınız  planlar  yapın. Hamileliğiniz ilerdikçe  birbirinize daha çok  ihtiyaç  duyacaksınız hem psikolojik he fizyolojik olarak....

*Eşinizle başbaşa  kalın, bebeğinizin  sorumluluğunu  ikiniz almaya çalışın, aileniz yanınızda ve size destek oluyor  olsa da artık  siz bir ailesiniz ve hastalıkta  sağlıkta, iyi günde  kötü  günde diye çıktığınız bu yolda annenizden önce  eşinizle  birlikte zorlukları  aşmaya  çalışın. 29.haftaya kadar ev işlerim  dahil herşeyi  kendim yaptım.  Annem ve kayınvalidem her zaman destek olsa da ben yeni düzenimize adapte olmak için  kendime  ait bir sistem kurup yeni hayatımızı  ona uydurdum. Eşim  hep yanımda  ve her konuda en büyük  destekçimdi. Hiç bir kontrolde yoğun  çalışmasına  rağmen  beni yalnız  bırakmadı... Kısaca  bebek demek sorumluluk  demek, sorumlulukların ailelere yüklenildiği sürece  mutlu, keyifli bir evlilik hayatı  yaşanabileceğine inanmıyorum.  Her işinizi  anneniz yaptığında  bedenen rahat ve dinlenmiş  olsanızda, özellikle  bebek doğduktan  sonra yalnız  kalmayacağınız eşinizle  aranıza  mesafe  koymuş  iyi kötü  anılar  biriktirememiş olursunuz. Tabi bu benim  düşüncem.

*Kendinizi özel  hissedecek zamanlar oluşturun. Her bütçeyle  olur bu, paran  varsa masaja gidersin, yada kuaföre  paran yoksa büyük bir legene  doldurursun ılık  suyu, biraz şampuan dökersin içine, ayaklarını sokarsın köpüklere, yanına  alırsın  bir bardak çikolatalı  süt, eline de kitap tamam işte. Kendin için  zaman ayırmış  olursun...

*Bir daha hamile kalıp  aynı haftaları yaşayabiliriz Allah izin verirse ama şu  an içinizde  hissettiğiniz bebeği tekrar yaşamanız  mümkün  değil. Her gün  en özel ve tekrarı  olmayacak gün.... Bol bol fotoğraf video çekin, paylaşmak  için  değil, kendiniz için...

Evet bal aylarında  olan hamiledaşlarım, ilerisi pek zor unutmayın.. Sevgilerle

Bunlar da Hoşunuza Gidebilir

0 yorum