Direniyorum ‼️ Direne direne başarabilecek miyim göreceğiz 👊🏻
Mihrimah'ın 3ay kontrolünde 400 gr aldığını normalde alması gerekenden yaklaşık 200 gr az  kilo aldığını öğrendim. (Ama panik yok kilosu ayına göre gayet iyi) Doktor neden nasıl incelemesine girmeden direk mama takviyesi dedi ve neredeyse "sırada kiiiii" diye bağırdı. Özel hastane olmasına rağmen toplamda 3 dakikalık muayene ile kararı verdi. Mama ver dedi, kapadı konuyu.Dünya Sağlık Örgütü, Sağlık Bakanlığı bas bas bağırmakta oysa ki "ilk 6 ay tıbbi gereklilik olmadıkça anne sütü" diye ... Gereklilik halinde bazı doktorlar 4. ayda yoğurt ve muhallebiyle katı gıdaya geçirebiliyormuş.

Tabi ki de, içinizden birileri yazmadan ben yazıyım, her anne  emziremiyor, bazen çocuk emmiyor, elinizde olmadan mama veriyorsunuz biliyorum. Hatta iyi biliyorum, ablam pera ve bade doğduğunda küvezde kaldıkları için zor günler yaşadı. Sütü de fazlasıyla etkilendi ve ilk 40 gün sonrası mama takviyesine başladı dünyanın sonu mu asla! Allah ömür versin her çocuk büyür. Ama eğer sütün varsa sevgili anne diretmek gerek, çocuğu yormadan, doktorla sürekli irtibat halinde olarak, ilk 6 ay anne sütü için şartları zorlamak gerek diye düşünüyorum.

Pekiiiii ben ne yaptım, pat diye mama takviyesi diyen doktorla yollarımı ayırıdım‼️‼️‼️ Kızıma  önce anne sütü diye direten bir başka doktor buldum 💕💕 Neden az kilo almış olma ihtimalini araştıran hatta bana dönüp "canınızı sıkan bi'şey mi oldu, sütünüz mü etkilendi" diye soran, "iki sene emmek bir bebeğin hakkıdır bu hakkı onun elinden alamayız, öncelikle elimizden geleni yapalım" diyen, oldukça tecrübeli ☺️ annemin ben bebekken beni götürdüğü çocuk doktoruna bende kızımı götürdüm. Doktor için çok keyifli olmalı bebekliğimi biliyor şimdi bebeğime bakıyor ☺️☺️💕
İlk olarak rutin bir muayene yaptı, kulaklarına burnuma baktı... Sonra idrar tahlili ve kültürü. Kültür sonucu daha gelmedi ama diğerleri gayet normal derdi... Şimdi gün içinde değiştirdiğim çişli bez sayısını takip ediyoruz. Daha sık emzirip, moralimizi bozmuyoruz 😊 Zaten rota aşısı döneminde yaşadığı iştahsızlık sebebiyle mama denemem oldu, emziğe beşer yaptıysa biberona da onu yaptı. Öğürüyor asla almıyor, buzlukta ki sütlerimi çıkardım, ısıtıp onları vermeye çalıştım yine de almadı biberon. Saçlar neden dik şimdi daha iyi anlıyorum 😊😊

Aynı durumu yaşayanlar mutlaka vardır, siz neler yaptınız?

Sevgiler 
Devamını Okuyun...

Evet öncelikle merhaba size aslında tarihlerle yazmak isterdim ama sıkıcı olabileceğini düşündüm anneliğimi öğrendiğim günü . Pazar günü çok sıradan bir gündü aslında çok hastaydım bir kaç gün öncesi acile gidip serum takılmıştı:) benim mercimeğim karnımdaymış meğerse test yaptım sonucunu bekliyorum tuvaletten sonucu almadan çıkamadım tabi bitmek bilmeyen beş dakika sonunda o iki çizgiyi gördükten sonra dondum kaldım kocaman bir gülümsemeyle:) çıktığımda annem ve kardeşim elimden aldılar sonucu kardeşim hamilesin dedi bende hala tepki yok bir süre kaldım o halde eşime söyledim ama inanmadı doktor söylemeden inanmam dedi.
        Çok zor bulantılı bir dönem başladı ama her evresi çok güzeldi tabi artık cinsiyetini merak da başladı hep içimden erkek olduğu geçti eşimde hep kız hissettiğini söyledi bende erkek evladım olsun babam gibi olsun babamın adını verebiliyim istedim.(Babamı 2009 senesinde bir trafik kazasında aniden kaybettim.)Ve dördüncü ayımızda öğrenmeye gittiğimizde bir oğlumuz olacağını öğrendik. Ellerimde ve ayaklarımdaki şişlikler geçmedi en son kontrollerde tansiyonumda çok yüksek çıktı (16/10)ve hemen doktorum tahliller istedi o gün (Çarşamba günüydü)beni hastanede gözlem altında nst ye bağlı olarak tuttu ben heyecandan ve stresten ne yapacağımı şaşırdım. Ağrım çıkmadı çünkü erkendi daha otuzbeşinci haftamdaydım. Bu arada doktorumdan bahsetmedim. Ben burada Bilecik Devlet Hastanesi'nde doğum yaptım Doktorum Hakan Demir. Bana evde tansiyonumu iki saatte bir ölçmemiz gerektiğini ve iki gün sonra tekrar gelmemizi söyledi.Evde tansiyonum normaldi hiç yüksek çıkmadı bende cuma günü rahat bir şekilde hastaneye gittik tekrar tahlil istedi ( 28.10.2016 Cuma günü) Tahlillerde proteinin yüksek olduğunu ve bizi tehlikeye atmak istemediğini preeklemsi yani halk dilinde gebelik zehirlenmesi olabileceğini söyledi
        Ve bana cesaret vererek normal doğum yapabileceğimi söyledi suni sancı ile (10 saat suni sancı çektim) doğum yaptım Ebem Emel Hanım her dakikasında benim sorularıma sıkılmadan cevap verdi.Bebeğimi 28 Ekim 2016 Cuma akşamı (35+5 de)22.10 geçe oğlum Ensar Ali'mi kucağıma aldım.Bu duygunun gerçekten tarifi yokmuş teyze olmuştum ama anne olunca kaç katı olabileceğini hep düşünmüştüm bu denli yoğun bu denli muhteşem duygu olabileceğini hiç düşünmemiştim.Rabbim isteyen herkese bu duyguyu yaşatsın.

              Babam biliyorum torununu ve beni izliyorsun Mekanın cennet olsun Seni çok seviyorum.
Devamını Okuyun...


          Anne olmak... Ben size yaptığım hazırlıklardan çok ona kavuşmak için yaşadıklarımı anlatmak istiyorum. Çünkü geri kalan her şey sadece bir teferruat.. Anne olmak isteyenlere de belki bi katkım olur ve her zaman bir umut vardır bunu bilirler. Öyle tarifsiz bi duyguydu ki benim için öyle imkansız öyle ulaşılamaz.. Şimdi kızıma 28 haftalık hamileyim ama ben hamileliğimin ne şımarıklığını ne kaprisini ne duygusallığını kısaca değişen hormonların etkisinden hiç birini yaşayamadım. Sadece onun için nefes alıyorum,yiyorum,içiyorum. Bir saniye yok ki o aklımdan çıkabilsin!

           Benim sürecim evliliğimin 4. Ayında tesadüfen doktora gitmeme başladı. Çift rahimliydim ama o neydi neye etkendi ne sorunları vardı iyi bir doktor araştırıp bulana kadar öyle çok makaleler,yorumlar,uzman görüşleri okudum ki! Ufacık bi umudum varsa kocaman da bi umutsuzluğum vardı.. ya anne olamazsam.. Araştırmalarım sonucu alanında çok iyi bi doktor bularak ve uzun yorucu bi sürece başlamış oldum. Vücudum dayanırdı da ya psikolojim? Evet çoğu kez dayanmadı ama Rabbimin bi bildiği vardı.. Bu bi imtihandı.. çok sabrettim. Çok laf duydum. Çevremde herkes kadın doğumcu olmuştu kısaca diyim ben gerisini siz anlayın.

           3 ay aralıkla 4 kez operasyon geçirdim. Şöyle yazınca ne kadar kısa göründü gözüme ama gelin bana sorun koskoca 365 gün... Derken tedavim bitti ama olmama gibi bi ihtimalimiz vardı tedavi devam edebilirdi.. Ama korktuğum olmadı çok şükür hamile kaldığımı öğrendim koştur koştur doktora gittim herşey yolundaydı.. Ama değilmiş meğerse doktora gittiğimin ertesi günü bebeğimin kalbi durmuş ve ben farketmemişim bile 2 hafta öyle gezmişim! Ve tekrar bi yıkım psikoloji anlatılmaz yaşanır cinsten! Çevrendekiler sana moral vermek yerine bir de kan pıhtısı daha ne üzülüyosun diyorlarsa yıkımın boyutunu siz düşünün! (Bu en hafif sözde moral verme cümlelerinden biri)
              Kürtaj, kontroller falan derken geçen 3 ay ve tekrar hamileydim. Sevinçten çok korku ya bebeğimin kalbi yine durursa paniği yaşarken genetiğe verdiğim tahlillerin sonucuna göre kan pıhtılaşması sorunum vardı %90 bebeğimi bu yüzden kaybetmiştim. Hemen kan sulandırıcı iğne başlangıcı her gün aynı saatte.. Saati geçirme, unutma lüksüm yoktu kısaca. İlk zamanlar mutluluğumuzu kimseyle paylaşamadık bile çünkü herşey yolunda gitmezse akıl almaya tahammülüm yoktu.. Benim için çok zorlu,korkulu,stresli günler başladı.. Bebeğim büyüdükçe rahmim taşımazsası vardı çünkü o kadar ameliyat geçirmişti, yıpranmıştı, şekli değişmişti.. Ama bebeğim ordaydı doktor kontroller benim için kabustu sanki her gittiğimde kötü bişey duyacakmışım gibi geliyodu. 12 haftalıkken kız ihtimali olduğunu öğrendim. Hep de öyle istemiştim zaten. Ama bi sorunumuz vardı aynı zamanda 12 haftalıkken serklaj atılması gerekiyodu tedbir amaçlı da olsa ihtimali vardı işte rahim taşımayabilirdi!! Şükür korktuğum başıma gelmedi arada ufak tefek kanamalı, korkulu geceler, zamansız gidilen hastahaneleri saymazsak herşey yolundaydı ta ki 20. Hafta kontrolümde doktorumun dikişte hunileşme var, önce 24. Haftayı, arkadan 28. Haftayı bi atlatalım herşey yaşayabilirsin dikkat edeceksin demesine kadar! Çok korktum, çok dikkat ettim.. öksürmekten, hapşurmaktan, tuvalete gitmekten herşeyden korktum kısaca.. Tabi bu korkuların üzerine birde çevremdeki kadın doğumcular yine iş başındaydı. Vücudumun zayıf olduğu teşhisi bile koyulmuştu. Ne kadar kötü örnek varsa yanımda konuşulur olmuştu... Ama benm Rabbim yanımdaydı o yeterdi.


             Şu an 28. Haftamız bitmek üzere ben de rahatlığı düşünün çünkü artık erken doğum olsa bile bebeğimin yaşama ihtimali o kadar yüksek ki.. Bu bile insana yetiyor emin olun.. Yaşadıklarımı, hissettiklerimi kısaca aktarmaya çalışsam da gerçekten anlatılmaz yaşanır cinsten.. Allah'ım kimseye yaşatmasın çok zor bir süreç, isteyen herkese nasip etsin, kimseyi evladıyla sınamasın... Bebeğiniz için herşeyi yapın öğrendiğim günden bu yana dışarı çıkamasam bile internet üzerinden ona bir şeyler alın, konuşun, dokunun.. Onun da size o kadar ihtiyacı var emin olun. Beklendiğini, istendiğini, sevildiğini hissetsin. Daha erken alma diyenleri duymayın ben yeri geldi duydum ama siz duymayın! Cinsiyetini öğrenir öğrenmez ismine karar verin ve ona hep ismiyle hitap edin ben öyle yaptım.. Her geçen gün daha rahat etsem de Esila Nur'um durabildiğin kadar dur.. Senin için kendinden geçen annen..

NUR ARSLAN'IN ESİLA NUR'A YOLCULUĞU 
Devamını Okuyun...
8 yıllık aşkın ilk meyvesi oğlum.....
Nerden tutsam anlatmaya hepsi o kadar özel ve o kadar güzelki keşke diyorum insanın beyninde kayıt cihazı olsada tüm anılarını kahkahalarıni ilk sözcüklerini hepsini ilk zeresineden  son zeresine kaydetsede gözümüzde hiç büyümeyen evlatlarımızın hatıralarını hep taze tutsa...
Dedim ya sekiz yıllık aşkın ilk meyvesi o ilk heyecanım anneliği tadiran ilk göz ağrım..eşimle ilk hayalimiz biz ne kadar kız çocuğu hayal etsekte aslında anne ve baba olmanın cinsiyeti yokmuş..
Evlendim ilk ay anne olmayı istedim eşimin çocuk sevgisini gördükçe değil ilk ay elimde olsa bir gecede hamile kalıp dogurmayi isterdim..ama herseyde vardır bir nasip bir kismet ve her insanın vardır bir sınavı bu da bizim sınavımız...
Çok istediğimize rağmen evlat sahibi olmamamız insanların bizi her gördüğünde hamile degilmisin sorularından adeta hançer gibi bağrımıza saplanıyordu bu duygunun tarifi yok...
Doktor doktor gezmeye başladık tıbben bir sorun yok ama ne yazikki elle tutulur bir sonuç ta yok..bu süreçte ne kadar negatif sonuç alsakta eşimle adeta birbirimize daha çok kenetlendik evlatlik alırız hayalleri kurduk..adetim bir gün gecikse yolumu ezberlemistim nereye gitsem yolum eczaneye çıkıyordu ve birden kendimi evde testin başında buluyordum beynim bana oyunlar oynuyo tek çizgi iken iki çizgi görüyor gözlerim.
 UMUT ediyorum..negatif çıktığı halde regl olmadim da  bu sefer yolum hastaneye kan tahlili yaptırmaya gidiyorum ve ne yazikki Ordan da negatif alınca boğazım düğüm düğüm susuyorum....
Ve o gün.....
Doktorumuzun eşimle ikimizi çağırıp olumsuz konuşması adete yolun sonu gibiydi..yaşıyorsun ama nefes alamıyorsun bağırmak istiyorsun ama konuşamıyorsun aşılama veya tüp bebek kararı vermişti yumurtaliklar tembellik yapıyormuş...hayallerimin yıkılmasının tek açıklaması bu...
Eşimle iyice stres olmuş tedaviye bir ara vermeye karar vermiştik iki yıl yaşadıklarımız bizi iyice yıpratmaktan artık hastanenin kapısından geçmek istemiyordum.
Ramazan orucunu hepsini tutmustum regl olmamam dikkatimi çekmişti arife günü annemlere iftara davetliydik.esimden ilk defa gizlice test almıştım annemlere gidip direk banyoya gittim ve test yaptim ve o an inanamadım ayaklarım yere basmaz oldu kanatlarım yok ama adeta uçuyorum bende ANNE oluyordum içimde bir can tasiyordum çığlık çığlığa  ablamı çağırmam teste inanamam ablama tescil etirmem hepsi heyecanın sebepleriydi esimin gozlerinin icine bakip baba oluyorsun demem hayatımda hiçbir zaman o an ki kadar mutlu olmadım o duyguyu hiçbir zaman yaşayamam çünkü o benim İLK ANNE olacağım haberiydi..hep bir umut vardı içimde ve o hiç kaybolmadi esim ruyasinda ismini gordu ve ruyanin sabahinda dogum yaptim adını Muhammed umut koyduk şükürler olsun rabbim istiyen herkese nasip etsin  oğlumun senesi doldu hamile kaldığımı öğrendim ve en büyük sürprizi o an yaşadım çünkü ikizlere hamileydim..


ŞÜKRAN BAŞAR 
Devamını Okuyun...


İkinci bebeğime hamile olduğumu öğrendiğimde çok şaşırmıştım hiç beklenmedik bir anda gelen küçük hediyemdi o benim hamileliğim çok sıkıntılı geçsede onun varlığı beni ayakta tutuyordu kimi Zaman kendime vakit ayıramadım kimi Zaman işlerimi yapamadım kimi Zaman'da çok ağrılı geçmişti ona örgüler örüyor onun doğumuna kendimi hazırlıyordum taki 35haftalık olana kadar az az suyum gelmeye başlamıştı ama ben dikkate almadım kontrole gittiğimde ise ikimizinde durumunun kritik olduğunu öğrendik ve apar topar yatışımız yapıldı çok korkuyordum bebeğim için haftamız erken olduğu için ciğer geliştirme iğnesi yaptılar bir sürü iğne serum derken beklenene haber geldi sabah 7de doğuma girecektim ama bende ne sancı var nede bir belirti korka korka uykusuz bi şekilde sabahı sabah ettim sabah 6da doktorum geldiğinde sancılarım az az başlamıştı belirli bir süre zarfında sancı yükselmezse suni vereceklerdi ve bu beni dahada korkutmuştu yer gök dua üzerine derler ya dualarım sayesinde belkide sancılarım düzene girmiş ve suniye gerek kalmamıştı acilen doğuma girmem gerekti çünkü kese delinmiş ve bebeğin enfeksiyon kapma riski vardı ve bu demektiki ikimizinde hayati tehlikedeydi saat 08:30da doğumhaneye alındım ve Allah'ın izniyle 09:00da doğumumu yapmıştım ve oğlum dünyaya gelmişti onun sesini duymak dünyalara bedeldi yatağıma yatıp kendime geldiğimde bebeğimi sordum erken doğum olduğu için küveze alınmıştı kendimi toparlayıp oğlumu görmeye gittiğimde küvetim içindeydi elinde serum burnunda hava kafasında fanus vardı ben doğumumu böyle hayal etmemiştim odamızı süslicektik kapı süslerini asacaktık ama hiçbiri olmadı gelen ziyaretçilerim oluyordu ama doğum yaptığımı bile anlamamıştım çünkü bebeğim yoktu yanımda olsun bunada şükür dedim 3gün küvezde kaldı ona dokunamamak hissedememek çok kötüydü sadece pencereden seyredebiliyordum bir camın arkasından  3günün sonunda ten teması yapmak için verdiklerinde işte dedim bebeğim dedim sarıldım sıkıca cektim kokusunu içime şükürler olsun Allah'ım bunada şükür dedim artık ara ara bikaç saatte bir kere alabiliyordum kucağıma sütüm gelmemişti bebeğim arıyordu ama süt yoktu makinayla 2saate bi sağiyordum o ilk gelen sütte bile dünyalar benim olmustu Artık bebeğim hissedecek sütümle doyacaktı 5günün ardından evimize gelmiştik çekilen bütün acılar bitmiş bebeğimizin mis kokusu evimize sinmişti şimdi 3aylık olduk ve her dakikamı onunla geçiriyorum o apayrı bir duygu heyecan sevgi biz bu duyguyu attık Allah'ım isteyen herkes tattırsın inşallah

Gülnur Sivrikaya 
Devamını Okuyun...
En büyük duam hayırlı eşimin hayırlı evladı hoşgeldin Elif…

Kendimi bildim bileli annemin bana öğrettiği en güzel duadır  ‘’hayırlı eş hayırlı evlat hayırlı ömür…’’ . rabbim çok şükür önce eşimi sonra kızımı nasip etti bana şimdi geriye onlarla ve inşallah diğer evlatlarımla hayırlı bir ömür yaşamak kalıyor.
10.05.2015 tarihinde evlendik.Henüz daha evliliğin ne olduğunu çözmeye çalışırken o iki küçük çizgi eklendi hayatımıza ve biz evliliğimizin birinci ayını minik kalp atışları işe kutladık.Sanılanın aksine hep bahsedilen çoçuklu hayatın zor günlerini düşünmektense birlikte büyümenin ve birlikte hayatı öğrenmenin verdiği mutluluğu düşünerek  daha çok kenetlendik daha çok dimdik durduk ayakta. Acaba ne yaparız diye endişe yasamaktansa acaba onun için cok daha güzel bir yaşamı nasıl sunarız diye anlaştık hep. Biz ne kadar iyi olursak o da bizimle birlikte iyi ve mutlu olacaktı. Ben hep buna inandım ve sonucunu buyük bir keyifle izliyorum şu anda.

Yeni evli ve çoçuklu bir hayatın kolay ve toz pembe olduğunu kimse soyleyemez. Evliliğe alışmak yeni bir düzen kurmak zorken birde bu duzene çocuklu bir yaşam eklemek benim içinde kolay olmadı tabiki. Eğer bu durum planlı olmasaydı çok daha fazla zorlanabilirdim belki ama fikren bu durum hep bizde olduğu için adaptasyon sürecini biraz daha rahat geçirdim. Soylediğim gibi o iki küçük çizgiyi gördükten sonra eyvah şimdi ne olacak diye düşünmektense evet artık 3 kişiyiz ve ona göre yaşamalıyız düşüncesiyle hareket ettim hep. Geçen zaman geri gelmeyeceği için her anımın tadını çıkardım. Hamileyim deyip kenara çekilip yaşama ara vermedim. Her fırsatta gezdim ,dolaştım,eğlendim. Çok şükür ki hep inandığım gibi ben ne kadar rahat ve huzurlu olduysam o kadar rahat bir hamilelik ve doğum sonrası süreç geçirdim. Tabiki burada en büyük destekcim eşimin payını da es geçemem…
Hamile oldumu söylediğim andan itibaren çok fazla olumlu olumsuz yorumlar oldu bebekli yaşam hakkında.Kimilerinin doğruluk payı vardı kimileri de fazla abartılıydı. Hepsini yaşamadan öğrenemiyoruz tabiki. Ama en büyük deneyimim şu oldu her anne ve her çocuk kendine özeldir. Kimsenin çocuğu kimseyle  kıyaslanamaz. Mesela Elif için ‘’ay bu bebek çok küçük kilosu olması gerekenden geride kalmış…’’ diyen bir yeni doğan bebek bakım hemşiresi  iki ay sonra gördüğünde gözlerine inanamamıştı. Çünkü anne ne kadar güçlü ve olumlu olursa bebek de okadar güçlü ve olumlu oluyor. Tecrübesiz ve bir çok konuda bilgisiz bir anne olmak hiç kolay değil. Stres ,sıkıntı,çaresizlik,yorgunluk,uykusuzluk… hepsi hatırı sayılır düzeyde yaşıyor insan. Ama unutulmaması gereken bir şey var ki orada bize muhtaç canımızdan bir can var. Onun aldığı her nefes için şükretmek, her anının çok daha iyi olması için uğraşmak,gözünde mutluluğu ve huzuru görüp dünyalara sahip olmuşçasına mutlu olmak ve çok daha fazlasını yaşamak annelik büyüsünün altında saklı…

Çok klasik bir söz ama evet dünyaya gelen büyüyor. Bizede onlar büyürken renkli bir hayat yaşamak düşüyor. Eskidenmiş çocuklu kadının herşeyden eksik kaldığı günler.Artık her türlü imkan mevcut. Olmayanı oldurmakda bizim elimizde. Çünkü kadın isterse yapar…

 SELİN ATEŞ VE GÜZEL KIZI ELİF ATEŞ 
Devamını Okuyun...