Uçtu uçtu kızımın kırkı uçtu

Pazartesi, Mart 13, 2017

Uçtu uçtu kızımın 40 ı dün uçtu

Ben oldum olası böyle ritüellere, dini geleneklere, örflere, adetlere hep inandım. Allah'ta karşıma bana uygun bir eş çıkardı. Nişanlıyken geçirdiğimiz kurban bayramında kapımı elinde koçla çaldı. Ne yapılması gerekiyorsa onu hep yaptım ben. Misal nişanda bohça mı yapılıyor, yaptık. Kendimize göre birazcık modernize ederek usulü yerine getirdik. Geleneksel yapıda biriyim. Kafam hala eskide belkide 😊

Kızım daha doğmadan 40 banyosunu düşünmüştüm, neler yapılır, suyuna neler konur, neden konur diye araştırmıştım. Listem zaten hazırdı. Yakınlarımızın işlerinin olması, bir kısmının şehir dışında olması sebebiyle istediğim kalabalıklığı elde edemedik. Annem, annemin en yakın arkadaşı Sevdiş, ablam, benim en yakın arkadaşım Gözde, ablamın ikizleri ve fotoğraf ve videomuzu çeken Zeynep ile beraber 40 ımızı doldurduk. 

Geleneklere olduğu kadar fotoğrafa da çok düşkünümdür. Doğum öncesinden başlayarak hamileliğimi, doğumumu çeken Zeynep Özyürek dünde kızımın fotoğraf çekimini yapmak için geldi. Bir iki poz anne baba klasik fotoğrafları çektikten sonra işin en keyifli kısmına geldik. Mihrimah aşçı oldu, yemek yaptı sonra ayağımda topuklusuyla gezen küçük hanım oldu. Bebek bezlerinden yazdığımız 40 un içinde mışıl mışıl uyudu, karlar yağdı üstüne benim kızım annesinin hayalini kurarak aldığı prenses taçlı kulaklığını takıp kar keyfi yaptı. 😊 Gördüğüm en güzel fotoğraflar oldu, içinde benim bebeğim var diye mi bilmem bakmalara doyamıyorum.  Niyetim her ay böyle konsept çekimler yapmak kızıma ileride mutlu olacağı anılar biriktirmek şimdiden. 

Fotoğraf çekimi sonrası babaannemizin il dışına çıkmadan okuyup bıraktığı dualı suyumuza annem ve babamın topladığı 40 adet Zeytin ağacı yaprağıyla 40 adet çakıl taşı koyduk. Bismillah çekerek... Sonra aynı suya pirinç, tuz, şeker ve altın koyduk. 
Zeytin yaprağı koyduk ki; ömrü boyunca huzur ve barış içinde yaşasın... 
Çakıl taşı koyduk ki; taş gibi güçlü kuvvetli olsun... 
Pirinç koyduk ki; ömrü, eli bereketli olsun... 
Şeker koyduk ki; hayatı tatlı olsun... 
Tuz koyduk ki; teri kokmasın 😊😊 
Altın koyduk ki; refah içinde yaşasın... 

Hazırladığımız suyla ilahiler eşliğinde yıkadık Mihrimah'ı. Zaten suyu çok sevdiği için keyifle yıkandı benim kızım. Banyo sonrası Sevdiş kızıma Yasin okudu. Sonra meleğim mışıl mışıl uyudu...  


Güzel şeyler bunlar, tekrarı olmayacak özel günler. Bir önceki güne dönmek imkansızken her anın tadını çıkartmak gerekir. Hele ki kucağında minik bir bebek varsa yaşadığın gün daha da özel oluyor. Her gün büyüyor ve onun büyümesine şahit olmak harika bir duygu... 

40 ı çıktıktan  sonra değişir diyenlere selam olsun. Mühim olan 40 ı değil, sağlıkla büyüyen bebek yeni doğduğunda sisli gördüğü dünyayı artık daha net görmeye başlıyor, annesini  tanıyor, sesini ayırıyor, öyle takip ediyor gözleriyle. Kendi sesini elini bedenini tanımaya çalışıyor. Uyanık kalacak ki agu demeyi öğrensin, uyanık kalacak ki elini ağzına götürsün.

Hayata baktığın açı önemli doğurduğun bebeğin hep uyumasını istiyorsan 40 ı değil değiştiği yer 1. ayın sonu filan, yakınır durursun daha az uyuyor diye ama hayata alışmaya çalışan bir bebeğin kollarında olduğunu aklından çıkartmazsan öyle yakınamazsın. Bizim bir düzenimiz var ve o düzende devam ediyoruz kızımla. Hastane haricinde 40 gün hiç evden çıkmadık. Şimdi dışarı çıkmaya başladığımız da düzenimiz ona göre tekrar şekil alacak eminim. 

Hayat güzel, bebekler daha da güzel 😊 Sevelim, mutlu olalım 

Tatlı anneleri öptüm 

Bunlar da Hoşunuza Gidebilir

0 yorum