Bu kulaklar neler duydu!

Pazar, Aralık 04, 2016

Onedio başlıkları tadında bir paylaşım olması umuduyla kolları sıvıyorum.

Konu: Hamilelikte karşılaşılan en ilginç diyaloglar

Aslında bu konu -hamilelik-  kısmı değiştirilebilen şekliyle defalarca kaleme alınabilir. Mesela adı belli bir bölüm okumuyorsanız  yani mezun olunca avukat, doktor, öğretmen değilseniz ve özellikle latin kökenli bir bölüm adınız varsa (bknz:gastronomi) bir değil bir kaç yazıya konu olabilecek diyaloglar yaşarsınız.

Bende geçirdiğim 29 haftada duyduklarımdan top 5 listesi yapmaya karar verdim. Blog yazmaya başladıktan sonra gelen yorumlardan anladım ki sizin kulaklarda çok şeyler duymuş... Sizde yazın sonra okuması keyifli oluyor.


  1. Hamile olduğumu henüz yeni öğrendiğim günlerde Türk televizyon dizilerinden  ve beyaz perdeden aşina olduğum "hamilelik belirtilerini" yaşamayı çok bekledim. Örneğin her sabah uyandığımda bu sabah koşarak gidip tuvalete "bööö"  yapıp, yüzüme su çarpıp sonra önüme düşen uzun saçlarımın arasından aynada kendime uzun uzun bakabilecek miyim diye beklentiye girdim. Denedim ama olmadı. Olur da midem bulanırsa diye başucuma ufak bir bakkal dükkanı kurdum, çeşit çeşit tuzlu kraker, bastırmazsa diye susamlı kraker, canım çekerse diye Çizi, bir şişe su.... Hazır bekledim  yani ama olmadı midem hiç bulanmadı, hiç öğürmedim, hiç kusmadım... Dolayısıyla hamile olduğuma Mihrimah'ın kalp atışlarını duyana kadar inanamadım. Mekan, zaman ve kişileri bende gizli kalacak şekilde bir gün sevdiğim bir ablayla oturup sohbet ediyoruz konumuz hamilelik. Kulak misafirlerimiz de var farkındayız. Ben laf arasında bulantı, kusma yok deyince kulak misafiri abla atladı hemen. Şimdi aynen onun cümlelerini yazıyorum.  " O çocuk senin içinde ölmüştür, sen anlamamışsındır. Başka türlü mutlaka bulantın olurdu. Olmadıysa bebek ölmüştür.Ben 6 kere düşük yaptım iyi bilirim. " Ne dersiniz cevap olarak ben "ay Allah korusun abla" demeyi tercih ettim. Ama tabi birde kulağımda defalarca yankılanan o sözlerden sonra benim ertesi sabahımı tahmin edin. Bir parmak atıp kendimi kusturmadığım kaldı yok yine de bulanmadı midem  doktorumu aradım hemen (tabi ki ağlıyorum o arada) "Bebek içimde öldü benim" diyorum. Sevgili doktorum da şokta. "Hiç bulantım yok, kusmuyorum da öldü galiba"dedim doktora. Meliha Hanım koca bir kahkaha attı ve "Şükret" dedi, "Şükret insanlar ne zor geçiriyor bu dönemleri, keyfine bak " dedi. Aaa sonra düşündüm ne manasız, ne saçma bir haldeyim diye ama hormonlar beyni ele geçirince sağlıklı düşünemiyor insan. Akabinde kalp atışlarını da duyduk daha bir rahatladım..(O an hissettiklerim başka bir paylaşımın konusu olacak)

  2. İkinci sırada yer almayı hak eden diyalog, eşimle 21.haftanın içinde bir akşam üstü yürüyüş yaptık eve dönüyoruz. Marketten de almamız gereken bir iki parçamız var, girdik birlikte markete. Kadınların askerlik anısı gibi  ya hamilelik kimin karnını azıcık şiş görse deneyimli hanımlar dayanamıyor mutlaka ya soru soruyor ya da kendi anılarını anlatıyorlar, ama gerçekten tutamıyorlar kendilerini. Rafların arasında alacaklarımızı ararken kasada duran abla kafasını rafların arasından uzatıp seslendi. "Hamile misin?" Eşime baktım ben aşinayım bu tip durumlara ama o yabancı. Üstelik "aa onun hamileliği böyle geçmiş bende öyle olmadı" ya da "ay bugün neler neler dediler" gibi cümlelerime çok sinir oluyor ve her seferinde "canın sıkılacaksa kapat konuyu  kibarca" diyordu bana.Yaşayınca anladı öyle kolay olmadığını. "Evet" dedim, önüne, arkasına kelime eklemeden."Kaçıncı ayındasın?" dedi hemen arkasından, "5 ayın içindeyim" dedim. Şimdi tamamen onun cümlelerini yazıyorum. "Aaa şimdi sana şeker yüklemesi yapacaklar, şeker değil zehir o sakın yaptırma, ben yaptırdım böyle kanım çekildi. Bayıldım kaldım, sen çok kilo almışsın ama sende kesin şeker çıkar. (Biz hala rafların arasındayız) Bakıyım bir gel böyle şişliğin var mı anlarım ben olup olmadığını. Sen yaptır şeker yüklemesi ama bak ben böyle beyazladım kanım çekildi 1 hafta toparlanamadım. Tabi işinize karışmak gibi olmasın." Niyeti iyi aslında özünde ama neden ablacım, öğüt vermek yada uyarmak istiyorsan da bu kadar karamsar olmadan da halledebiliriz.

  3. Mekan, zaman, kişiler yine bende kalsın. Bir akşamüstü kalabalık bir hanım grubuyla bi'yerde oturuyoruz. Konu dönüp dolaştı hamileliğe geldi. Gözler benim üstüme çevrildi. Bu arada tabaklarımıza ev sahibinin hazırladığı ikramlardan alıyoruz. Malum hızlı kilo aldığım için kendimi kontrol etmeye çalışıyorum. Kimisi aman sen hamilesin ye derken oradan bir ablamız çıktı, "aaa sen yiyorsun çok ama" dedi bu arada ben ilk tabağımı hazırlıyorum  ve sadece tabakta 2 sarma var. Ablam 2.ye dolduruyor tabağı, önce  'aa yok yemiyorum' falan demek geldi içimden, sonra pat diye söyledim  "sen yediklerini nasıl  yakıyorsun  abla, hadi benim içimde  bebek var" dedim... Evet aynen böyle  dedim bir anda konu değişiverdi ne şahane  dimi.

  4. "Bizde aynısını  yapacaktık ." "Bizde adını  Mihrimah koyacaktık." "Bizde odasını  gri pembe yapacaktık" "Nasılda denk gelmiş  bizde tam öyle  yapalım  diyorduk" Mizacim

Bunlar da Hoşunuza Gidebilir

0 yorum